DOLAR

32,8241

EURO

35,1066

ALTIN

2.495,38

BIST

10.729,86

CHP ‘den AK Parti’ye Sert Kayyum Tepkisi

CHP ‘den AK Parti’ye Sert Kayyum Tepkisi
  • Güncel / Haberler / Önem Sırası / Siyaset
  • 10 Haziran 2024 21:58 | Son Güncellenme: 11 Haziran 2024 10:59
  • CHP ‘den AK Parti’ye Sert Kayyum Tepkisi için yorumlar kapalı
  • 24

CHP Sözcüsü Yücel: AK Parti, Demokrasiyle Kazanamadığı Belediyelere Kayyım Atama Yöntemiyle Çöktü.-AK Parti Toplumun Sesini Hiç Duymuyor!-AKP’nin Oyu Hızla Yüzde 30’un Altına Düşüyor.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Parti Sözcüsü Deniz Yücel, CHP Parti Meclisi’nin ardından basın toplantısı düzenledi. Hakkari Belediyesi’ne kayyım atanmasını eleştiren sözcü Yücel, AK Parti iktidarının Belediye Kanunu’nun 45. maddesini OHAL döneminde değiştirerek, kendine konforlu bir alan açtığını söyledi. AK Parti‘nin seçimle, sandıkla, demokrasiyle kazanamadığı belediyelere kayyım atama yöntemiyle çökmeyi tercih ettiğini kaydeden Yücel, kayyımların atandıkları günden bu yana yolsuzluklarıyla gündeme geldiklerini söyleyerek Belediye Kanunu’nun 45. maddesinin değiştirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Yücel’in basın açıklamasından satır başları şöyle oldu:

“Buradan onlara (gençlere) sesleniyoruz. Sizlerin gelecek kaygısı taşımadığınız bir ülkeyi inşa etmek için mücadele ediyoruz.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak, pedagojik değil ideolojik kaygılarla hazırlanan, ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli‘ denen ucube müfredatın karşısındayız. Yapay zekanın konuşulduğu günümüzde, çocuklarımız daha çok araştırmaya, daha çok soru sormaya teşvik edilmelidir. AK Parti’nin uygulamaya koyduğu bu yeni sistem ise özgür düşünceyi, sorgulamayı, yorumlamayı ve muhakeme yapma becerisini geliştirmeyi ortadan kaldırmaktadır.

Müfredata Hayır Platformu11 Haziran’da eylem kararı aldı. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, çocuklarımızın nitelikli eğitim hakkı için çaba sarf eden tüm eğitim paydaşlarının mücadelesini değerli buluyoruz, laiklik ve bilim karşıtı müfredatı reddediyoruz. Bu çağ dışı programın karşısında olan her türlü itirazın yanındayız.

 AK Parti Toplumun Sesini Hiç Duymuyor!

Kurban Bayramı ziyaretleri artık ateş pahası. Aylardır söylüyoruz, emekli maaşları, bayram ikramiyeleri, asgari ücret, öğrenci kredi ve bursları makul seviyelere yükseltilmeli. Ama AK Parti iktidarı bu sesi hiç duymuyor.

“Hamza Dağ, İzmir’deki Seçim Sonucundan Hiç Ders Çıkarmamış”

En son AKP‘nin Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ konuşmuş. Asgari ücrette ikinci bir zamma ihtiyaç yokmuş çünkü enflasyon düşüyormuş. Şaka gibi… Görüyoruz ki Sayın Hamza Dağ, İzmir’deki seçim sonucundan hiç ders çıkarmamış. Başka bir dünyada, halkın sorunlarından, ülkenin gerçeklerinden kopuk…

“AKP’nin Oyu Hızla Yüzde 30’un Altına Düşüyor”

Benim yaşadığım yerde enflasyon yüzde 124, emekli maaşı 10 bin lira, asgari ücret de 17 bin lira…Hayat pahalılığı düşmüyor ama AKP‘nin oyu, hızla yüzde 30’un altına düşüyor. 31 Mart’ta gördükleri sarı kartın kırmızıya dönmesi yakındır.

Ekonominin ne kadar kötü durumda olduğunu görmek için aslında uzun analizlere, kapsamlı raporlara falan gerek yok. Her hafta değişen fiyat etiketlerini, giderek değersizleşen Türk lirasını durumunu görmek yeterli. İşte AKP‘nin müthiş ekonomik politikalarının sonucu; madeni 5 lira… Gerçekten kutluyoruz AKP’nin ekonomi ekibini.

Mehmet Şimşek’e Çağrı

Esnafa, KOBİ’lere kredi vermek amacıyla kurulan, adında ‘halk’ olan Halkbank, verdiği kredilerle Ayhan Bora Kaplan’ı mafya lideri olma yolunda destekleyen bir banka olarak tarihe geçmiştir.

Halkbank, Ayhan Bora Kaplan’ın kurmuş olduğu çeşitli paravan şirketlere 2020, 2021, 2022 yılında 550 milyon TL kredi vermiş. Tasarruf tasarruf diye halkın ümüğüne çöken Mehmet Şimşek’e sesleniyoruz. Emeklinin, asgari ücretlinin, memurun, çiftçinin, esnafın cebindeki üç kuruşa göz dikeceğine önce kamu bankalarının verdiği kredileri tahsil edin.

Demirören’e, Ayhan Bora Kaplan’a, yandaşlara kullandırılan ballı, kaymaklı kredilerin ödemelerini tahsil edip, halka bir nebze nefes aldırabilecekken, MASAK raporuna yansıyan Halkbank’ın çete liderine kredi verdiği haberine yayın yasağı getiriyorsunuz. AKP iktidarının yaptığı tasarruf değil değerli arkadaşlar, halkın cebine el uzatmaktır, halkın cebindeki üç kuruşuna göz dikmektir.

“31 Mart Yerel Seçimleri Sonrasında Halkın İradesine Darbe Yapıldı”

Hakkari’de 31 Mart Yerel seçimleri sonrasında halkın iradesine bir darbe yapıldı. Hakkari halkının iradesi gasp edildi. 31 Mart Yerel seçimlerinde yüzde 49 oyla seçilen Belediye Başkanı gözaltına alındı, atanan görevden alınarak yerine kayyım atandı. Yapılan işlem kanuna uygun olabilir. Ama hangi kanuna? Darbe kanununa…Hangi dönemin hukukuna? OHAL döneminin hukukuna

Bir kere önce şunu sormak lazım, bu adam aday olduğunda, eğer yasal bir engel varsa YSK adaylığı neden kabul etti?  Eğer adaylığa engel bir hali yok ise, o zaman belediye başkanı seçildikten 2 ay sonra yerine neden kayyım atandı?

15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra çıkarılan 674 sayılı KHK ile değişik Belediye Kanunu’nun 45. Maddesi’nden önce;  belediye başkanı şayet tutuklanır ve fiilen görevini yerine getiremez ise veya görevden uzaklaştırılırsa yerine belediye meclis üyeleri içerisinden bir belediye başkan vekili seçilirdi.  Ancak AKP iktidarı ne yaptı; Belediye Kanunu’nun 45. maddesini OHAL döneminde değiştirerek, kendine konforlu bir alan açtı ve seçimle, sandıkla, demokrasiyle kazanamadığı belediyelere kayyım atama yöntemiyle çökmeyi tercih etti.

Bakın buradan ilan ediyoruz: Kayyım atamaları, kayyım uygulamaları AKP‘nin belediyelere çökme projesidir. Kayyım uygulaması Anayasa’ya aykırıdır. Demokrasiye aykırıdır. Anayasanın 38. Maddesi’ne göre, “Hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmayan herkes masumdur, suçsuzdur.” Burada cezalandırılan Hakkarili hemşerilerimizdir.

Kayyımlar atandıkları günden bu yana yolsuzluklarıyla gündeme geldi.

“Darbe Döneminin Ürünü Olan Belediye Kanunu’nun 45. Maddesini Değiştirelim”

Buradan bir kez daha uyarıyoruz. Bu çağdışı, anti demokratik uygulamadan vazgeçin. Gelin, TBMM’de temsil edilen tüm partilerin uzlaşısıyla, darbe döneminin ürünü olan Belediye Kanununun 45. maddesini değiştirelim ve demokrasiye aykırı, Anayasa’ya aykırı, halkın iradesini gasp eden ve kayyım uygulamasına son verelim.

 “Demokrasinin İşler Halde Olduğu Bir Ülkede ‘Cumhurbaşkanına Hakaret’ Diye Bir Suç Olmaz”

Cumhurbaşkanının böyle abuk subuk soruşturmalardan oluşan bir koruma kalkanına ihtiyacı olmadığı gibi, hukukun üstünlüğünün hâkim olduğu, demokrasinin tüm kurullarıyla, kurallarıyla ve gelenekleriyle işler halde olduğu bir ülkede ‘Cumhurbaşkanına Hakaret’ diye bir suç olmaz.

Çin’den İthal Edilen Tüm Otomobillere Ek Yüzde 40 Vergi

AKP iktidarı dış politikada tutarsız ve günü birlik siyasetini sürdürüyor.

Geçtiğimiz hafta Dışişleri Bakanı Sayın Hakan Fidan, Çin Halk Cumhuriyeti’ni ziyaretinde yaptığı basın toplantısında Çin ile siyasi ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi konusunda Çinli mevkîdaşıyla mutabık kaldıklarını söylüyor, Türkiye’ye geliyor, Çin’den ithal edilen tüm yakıt tipindeki otomobillere ek yüzde 40 vergi konuluyor.

Ancak seçim kampanyası haline getirdiğiniz TOGG’un bataryasını Çin’den alıyorsunuz. Otomobil bataryası fabrikasını Çin’le kuruyorsunuz, üstüne bir de Çinli otomobillere ek vergi koyuyorsunuz. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?

“Putin de Ülkemizi Tehdit Ediyor”

Daha önce ABD başkanı Donald Trump’ın yaptığı gibi Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de ülkemizi tehdit ediyor. En fazla doğalgaz ithalatı yaptığınız ülkeye bir de nükleer santral yaptırıp işletmesini de onlara bırakırsanız işte böyle kıskaca alınırsınız.  Devletler için son derece stratejik bir alan olan enerji sektöründe başka bir ülkeye bağımlılığınızı azaltmanız gerekirken, arttırırsanız bunları eninde sonunda yaşarsınız. İşlerine gelmediklerinde aba altından sopayı göstermekten geri kalmazlar.

 “Türkiye Yönetimi Barış Çağrısı Yapıp İnisiyatif Alacağına, Hamas’ı Sarıp Sarmalıyor”

İsrail’in Ortadoğu’yu ateşe verecek bu eylemi karşısında Türkiye yönetimi barış çağrısı yapıp inisiyatif alacağına, Hamas’ı sarıp sarmalayarak büyük bir hata yapıyor. Hamas’la ilgili şaibe defalarca dile getirildi ve iddialar tartışıldı.  Halkını felakete sürükleyen, halkının mahvına sebep olan Hamas’ın derhal yalnızlaştırılması ve geri çekilmesi gerekiyor.

“AYM Kararı, Ülkenin İdari Yapılanmayı ‘Kafasına Göre’ Dizayn Eden Bir Hükümet Tarafından Yönetildiğini Gösterdi”

Geçen hafta Anayasa Mahkemesi, Cumhuriyet Halk Partisi’nin 6 yıl önce yaptığı 703 sayılı KHK’nın iptali ile ilgili başvurusunu karara bağladı. Anayasa Mahkemesi, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin pek çok hükmünü Anayasa’ya aykırı buldu ve iptal etti. Söz konusu kararname, daha önceki mevzuatı, yeni sisteme uyarlamak amacı ile çıkarılan bir ‘yetki düzenlemesi’ idi.

Bu kararname ile ne yapılmış? KHK ile düzenlenmesi mümkün olmayan konularda düzenleme yapılmış. Yeni sisteme uyarlama ile ilgisi olmayan konularda da düzenleme yapılmış. AYM’nin 482 sayfalık bu iptal kararı bize, Türkiye Cumhuriyeti’nin son 6 yıldır, hukuk tanımayan, yasa bilmeyen, her düzenlemeyi deyim yerindeyse ülkedeki idari yapılanmayı ‘kafasına göre’ dizayn etmekte hiçbir sakınca görmeyen bir hükümet tarafından yönetildiğini göstermektedir.  Yani iktidar ne temel hak ve özgürlükleri ne de siyasal hak ve özgürlükleri gözetmiştir.  İktidar, çalakalem yazılmış bu Kanun Hükmünde Kararname ile yetkilerini aşmıştır. Şimdi aynı iktidar, yani Anayasa’ya uymayan bu iktidar, Türkiye’de konuşulacak başka konu kalmamış gibi “sivil ve demokratik anayasa” yalanına herkesin inanmasını beklemektedir.

 “14 Haziran Cuma Günü, Tekirdağ’da Buğday Mitinginde Buluşuyoruz”

AKP çiftçilerin emeğini görmezden gelmeye, alın terini yok saymaya devam ediyor. Çay üreticilerini mağdur ettiler, sıra buğday üreticilerine geldi.  Tarımdaki çöküş AKP’nin iktidara gelmesi ile başlıyor.

Tarımda kendi kendine yeten dünyadaki 7 ülkeden biri olan Türkiye en temel gıda maddelerini ithal eder hale geldi.

Bundan 4 gün önce,  gece yarısı, sessiz sedasız bir şekilde Toprak Mahsulleri Ofisi 2024 yılı hububat alım fiyatlarını açıkladı. Maliyetin altındaki fiyatlar acilen revize edilmelidir. Buğdayın kilogram fiyatı en az 15 TL olarak güncellenmelidir. Eğer açıklanan bu fiyat yükseltilmezse, çiftçilerimiz buğdaydan, geçimini sağlayacak geliri elde edemez. Bir süre sonra buğday üreticisi gibi tüketici de mağdur olur. Üreticinin sesine ses, derdine derman olmak için 14 Haziran Cuma Günü, Tekirdağ’da Buğday Mitinginde buluşuyoruz.”

Erdoğan-Özel Görüşmesi

Yücel, basın açıklamasının ardından bir gazeteciden gelen soru üzerine Ayşe Ateş-Erdoğan görüşmesini ve Erdoğan’ın yarın yapacağı CHP ziyaretini değerlendirdi.

Yücel, “Bu bir iade-i ziyaret. Bu görüşmelerin temel amaçlarından biri ülkenin normalleşmesi. hukuk sisteminin, demokrasisinin olması gerektiği ölçüye ve ayara gelmedi. Türkiye siyasetini ve toplumunu bu kadar yakından ilgilendiren bir davanın da konuşulması, görüşülmesi olağan ama bu konular görüşülecektir diyemiyorum” dedi.

 

Daha Fazla Siyaset Haberi Okumak İçin Tıklayın!

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ